Katy Freeway
Bazı isteklerimi ne yaparsam yapayım gerçekleştiremeyecek olmamı bilmek ne kötü. Ama çok daha kötüsü aslında bulunabileceğim milyonlarca farklı eylemin birinde isteğimin gerçekleşebileceğine inanmak ve bunun için ne yapacağımı bilememek. Doğru yolu bulamamak. Sürekli yanlış yolları seçmek, geçtiğim her yolda pişmanlıkla biraz daha kahrolmak. Vazgeçememek, girdiğim her yeni yolun doğru yol olduğunu sanmak. Daha çok kaybolmak. Nasıl vazgeçilebilir ki bundan? Yürümemek beni hiçbir yere götürmez ya, ayak basmadığım her yola atlarım.
Güneşin doğmaktan utandığı o gün, merdivenin ucunda oturur, beklerim. Yapacağım bir şey olmadan beklemek hoşuma gider. Özellikle gideceğim yerde beklerim ki o yere gitme düşüncesi bile çıksın aklımdan. Gece yataktayken bile uykuya dalma çabasıyla beynim bu kadar boş olmaz, düşüncelerimi kontrol edemem. Ben orada beklerken merdiven dehşet şeylere tanık olur. Ben hissedemem bir şey. Tüm duyularım kapanır. İnsanlıktan çıkarım, geriye sadece bir et yığını kalır. Üzülmem gerek, vücudum buna izin vermez. Günler geçer, var olmanın ayırdında olmaksızın. O kötü yollardan birini seçerim, bu kez kötü olduğunu bilerek, üzülebileyim diye.
Nedir o merdivenin gördüğü, benim anlatmaktan korktuğum? Her biri farklı zamanda farklı yerde olabilecekken, bütün o girdiğim yolların şeritler halinde birleşip ayaklarımın dibinde bitmesi. Neden orada olmak zorundaydı, diye sorguluyorum. İki seneden fazla zaman geçmiş ve hala o kadar değersiz hissettiriyor ki etkisini anlatabilmem mümkün değil. Yollar dile gelmiş, yanlış olduklarını bas bas bağırıyor. Bense yeni şeritler eklemeye devam ediyorum. Belki de hiç var olmamış ve de olmayacak olan doğru yolu arayıp duruyorum.
Suçlanmalı mıyım bunun için? Birçoğu için öyle olması gerektiğini tahmin edebiliyorum. Ben ne diyebilirim ki? Doğru yolu aradığım için nasıl suçlayayım kendimi? Belki de beni tüm bu döngüden kurtaracak olan budur. Başkalarının yargılarına teslim olmak. Oysa ki tek beklediğim şey bu yanlış yolların birinde adres bulmaktı. Sorduğumda verilmedi. Kendimi hiçbir zaman o adrese belki de gitmemem gerektiğine inandıramadım. Ne kadar düşük de olsa mutlu olabilme olasılığı vardı sonunda, kaldığım yerde hiçbir şey yokken. Bunun için daha mutsuz oldum, yol üzerindeki evleri de rahatsız ettim. Karar verdim duracağıma, yola çıkmıyorum iki gündür. Tüm perdelerimi kapattım, ne olacağını bekliyorum.